diyelim ki v(x) bize, eğer x==false ise 0, x==true ise 1 döndersin.
- (v(a) and v(b)) = min(v(a),v(b)) ‘dir.
- (v(a) or v(b) )= max(v(a),v(b)) ‘dir.
mantık (klasik mantık) ile cebir arasındaki ince çizgi….
hangisi nerede başlar hangi nerede biter?
diyelim ki v(x) bize, eğer x==false ise 0, x==true ise 1 döndersin.
mantık (klasik mantık) ile cebir arasındaki ince çizgi….
hangisi nerede başlar hangi nerede biter?
Matematikteki biçimsel dizgelerde ortaya çıkan Gödelci garip döngü, böylesi bir dizgenin “kendisini algılamasına“, kendisi hakkında konuşmasına, “kendisinin farkında olmasına” imkan veren bir döngüdür. Ve bir anlamda, böyle bir döngüye sahip olmak sayesinde biçimsel bir dizgenin “kendi edindiğini” söylemek haddini aşmak olmayacaktır.
Tuhaf olan, bu iskeletimsi “kendilerin” varlığa geldiği biçimsel dizgelerin yalnızca anlamsız simgelerden oluşmasıdır.
O halde “varlık” ve “bilinçlilik“, garip döngüler ile ilişkilidir.
“GEB (“Gödel,Escher, Bach”) ‘den alıntıdır.”
Zeki ve zeki olmayan davranış arasındaki sınır nedir? Zeka için gereken temel özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
Peki ne tür kurallar, bizim zeki davranış olarak düşündüklerimizin tamamını ele geçirebilir? Düz kurallar; bu düz kuralları değiştiren meta kurallar; bu meta kuralları tanımlayan meta kurallar …
Zekanın esnekliği çok fazla sayıdaki değişik kurallar ve kural düzeylerinden gelir.
Kaynak: GEB
Ludwig Wittgenstein‘ in “Yan Değiniler” isimli kitabından bazı alıntılar.
Yapay zeka felsefesi temel olarak “makine” ve “düşünme” arasındaki ilişki üzerine kafa patlatır. İşte bazı kafa patlatmalar:
Bunlar ve benzeri sorular YZ Felsefesinin inceleme alanına girer. Şimdi “makineler zeka sahibi olabilir mi?” sorusuna kafa patlatalım biraz.
İlk önce incelememiz gereken mevzu “makine” ve “zeka” kavramı olacaktır. Zeka’ yı zihinsel yeteneklerin hepsine sahip olma olarak düşünebiliriz. Nedir bu zihinsel yetenekler peki? Problem çözme, algılama, dil öğrenme ve anlama … gibi yapılardır. Bunların her biri bilişsel psikoloji, nörobilim, bilişsel bilim ve yapay zeka için önemli araştırma alanlarıdır.
Şimdi gelelim “makine” kavramına… Makine kavramından ne anlamamız gerekecek? Acep Turing Makinesi’ ni mi (yani nam-ı diğer bilgisayarlar) yoksa Kuantum Makinesi’ni mi (teorik olarak mümkünmüş) yoksa Biyolojik Makine mi (beyin gibi karbon bazlı salgılı bi şey) anlamak gerekecek. İşin felsefe tarafında bu tanımlar önemli gibi gözüküyor. Çünkü kimi filozoflara göre (temsil misal John Searle) zeka/akıl için beyin gerekliymiş (“Beyinler akılların sebebidir.” diyor kendisi), kimilerine göre ise bizim zeka/akıl sebebimiz beynimizde bizden habersiz gerçekleşen olayların kuantum boyutuymuş (örneğin Roger Pensore).
Neyse bu tartışmalardan şimdilik uzak durup biz tercihimizi (en azından Kuantum ya da Biyolojik Makine’ ler evlerimize girene kadar) sayısal bilgisayarlardan yana yapıp bu yönde kafa patlatmamızı sürdürelim.
Şimdi efendim, biz diyoruz ki, bilgisayar sistemlerinde Yapay Zeka bilgisayarın zeka sahibi olmasıdır (bundan sonra makine deyince bilgisayar anlayacağız). O halde sorumuz “Bilgisayarlar zeka sahibi olabilir mi?” şeklinde olacaktır (normalde bir soruyu başka bir soruya indirgeme problemin çözümünde rahatlık sağlar fakat biz hala aynı bunalımdayız). Size çok ilginç gelecek ama bu soruya verilen cevap sayısı ikidir (1. Evet olabilir 2. Hayır olamaz). Ve genelde dönen muhabbet bir kaç kelime etrafındadır (şu vakte kadar anladığım kadarıyla ki pek bi şey anlamadım gibi geldi bana): Gödel Kuramı, Beyin, Bilinçsizlik, Fizik. Her bir kavram üzerinde tartışmamızı ilerletelim:
Gödel Kuramı: Gödel Kuramı bize her sistemde doğruluğu ispatlanamayan önermeler olduğunu söyler. Nasıl yani? “Bu cümle ispatlanamaz.” demek, eğer bu cümleyi barındaran sistem bu cümleyi (yani önermenin doğruluğunu) ispatlarsa önerme yanlış olmuş oluyor yani sistem doğru bir önermeyi yanlışlayarak “tutarsız” oluyor. Yok eğer sistem bu önermeyi ispatlayamazsa o zaman önerme doğru oluyor bu durumda sistem “eksik” oluyor. Yani her aksiyomatik sistemde doğruluğu ispatlanamayan önermeler vardır. Peki bunun YZ ile ne ilişkisi var? Gödel’ in YZ üzerinde dört yorumu var:
Beyin: Searle’ ye göre insan beynindeki biyolojik, kimyasal… olaylarla akıl, duygu, hayal vs…meydana gelmektedir. Ve sayısal bilgisayarlar ile beyin arasında bu yönde hiç bir benzerlik yoktur. Bilgisayarların yaptığı tek şey sözdizimsel olarak işlem yapmaktır (Çin Odası’ ndaki gibi). Bilgisayarlar hiç bir zaman “dizge” lerini anlamlandıramaz. “Eğer insan beyni yapısında bir şeyler tasarlanabilirse o zaman YZ mümkündür” der.
Bunların dışında Fiziksel Sembol Hipotezi (Newell ve Simon) vardır. Buna göre insan beyni sembolleri işleyen bir makinedir. Dreyfus ise insan zekasının ve uzmanlığının bilinçsizlikten doğduğunu öne sürmüştür. Bu söylem ile Hesaplanabilir Zeka yaklaşımı arasında şöyle bir ilişki vardır. Hesaplanabilir Zeka (ki meşhur örnekleri Yapay Sinir Ağları, Genetik Algoritmalar, Sürü Zekası vs…) bilinçsiz öğrenme ve çıkarsama üzerine araştırmalarını yoğunlaştırmıştır.
Aslında çerçeve bu kadar dar değil, benim şimdilik anlayabildiğim bu kadar. Bu mevzular için en iyi kaynak elemanların (filozofların, YZ cilerin) kitaplarıdır.
*Yapay Zekâ(YZ) hakkındaki tartışmalar iki zıt görüş arasında gidip gelmektedir:
—YZ mümkündür.
—YZ mümkün değildir.
*Bu aşırı uçların olmasının sebebi, YZ’nin insan seviyesindeki zekâ ile ilgilenmesidir.
YZ mümkün değildir.
1)Makine zeki olamaz. Gödel kuramına göre makinenin doğruluk değerini anlayamayacağı ifadeler olacaktır.
2)Bilinç/zekâ üzerinde kuantum fiziği etkileri vardır.
Eleştiri:
1)Her YZ sistemi mantıklı olamaz. Bunun için istatistiksel, olasılıksal, rasgele… olaylarla öğrenme yoluna gider.
2)Kuantum makinesi icat edilse bile, bu makinenin YZ problemlerini çözüp çözülemeyeceği ilişkisinin(eğer varsa) nasıl olacağı gösterilemez.
YZ yeterince iyi bir model değil mi?
*Beyni modelleyebilmek için biraz daha fazla araçlara mı ihtiyaç var? -Analog? Kimyasal? Kuantum?
*Bu problem YZ’ nin açık problemlerindendir. Ve YZ üstüne çalışanlar bu sorunun cevabını merak ediyorlar.
*Turing-Church tezine göre, hesaplanabilir paradigma her şeyi modelleyebilir.
YZ mümkündür.
1)Teorik olarak YZ makineleri inşa etmek mümkündür.
2)Bu ileride gerçekleşecektir.
3)YZ’ deki tüm önemli problemler belli bir yakınlığa kadar çözülmüştür. Önemli olan bu yakınlığın derecesini artırmaktır.
4)Tüm bunlar olurken, insan H.Sapiens seviyesinde kalacaktır.
**Birçok YZ insanı 1.maddeyi benimsemiş durumdadır, fakat 2. ve 3.maddeye karşı çıkıyorlar.
*Bir zamanlar YZ insanları “hızlı ve yüksek belleğe sahip makinelerle” YZ’nin elde edilebileceğini düşünüyorlardı.
*Bu doğru değildir.YZ sistemi elde etmek için teorik bir alt yapıya ihtiyacımız vardır.
Bazı açık problemler şunlardır:
1)Aklın yapısı nasıldır? Hiyerarşik? Ağ yapısı? Kollektif?
2)Hareket secimi? Bir yaratık, birden fazla problem ile hep birden nasıl uğraşabiliyor?
3)Bir yaratık kendisi için olan amaçları nasıl üretir?
4)Dil nedir? Yaratıklar sembolik olan kelimeleri, anlamlarla nasıl sonlandırabiliyor?
Çeviri ve Özettir:”The Hardest Problem in The History Of Science by Mark Humphrys “